SATINALMADA DİNAMİZM

SATINALMADA DİNAMİZM

SATINALMADA DİNAMİZM

  

Rekabetin her platformda kendini iyiden iyiye hissettirdiği bir zaman dilimini yaşıyoruz. Firmalar her alanda kıyasıya rekabet içine giriyor ve bu durum artarak devam ediyor. Bu mücadeleyi sağlayabilmek ve sürdürebilmek için şirketler büyük çaba harcıyorlar. Buna paralel olarak günümüzde rekabetin en önemli unsuru olan teknoloji hızla gelişiyor ve değişiyor.

Peki “Satınalma” bu değişim, gelişim ve rekabetin neresinde!

Satınalma açısından konuyu ele almak gerekirse; organizasyonel olarak duruma hazır ve beklentileri karşılıyor muyuz?

Diğer taraftan; değişikliklere ve hızla gelişen rekabet unsurlarına karşı dinamik bir satınalma yapısına sahip miyiz? İşte bu iki soruya cevap aramaya çalışacağız.

Biraz önce yukarıda belirttiğimiz sebeplerden satınalmadan beklentiler üst düzeyde. Satınalmacı ve organanizasyonların bunlara
cevap verilebilmesi, aksiyon alınması ve yeni donanımlar ile piyasanın karşısına çıkılması gerektiği aşikar.

Önce şunu belirtmek ve ortaya koymak gerekir diye düşünüyorum. Satınalma organizasyonuna ve satınalmacıya gerekli yetkiyi verebiliyor, buna paralel sorumluluklarını belirleyebiliyor muyuz? Bunu sağlayan firmaların kesinlikle önemli ölçüde mesafe aldığını söyleyebiliriz. Yetki alanı belirlenmiş ve bu alandahilinde, insiyatif alabilen, proaktif ve kararları desteklenen satınalma yapıları başarıyı yakalıyor.

Sonrasında bireysel ve organizasyonel olarak güncel bilgi, eğitim ve tecrübelerin aktarılması çok önemli. Seneler önceki bilgi mutlaka güncel hale getirilmeli ve piyasa şartlarına uygun uyarlanmalıdır. Telefon aplikasyonlarının ayda bir güncelleme yapıldığı bir dönemde satınalmaya dair bilgi ve eğitim dokümanları yıllar öncesine ait olmamalıdır. Piyasa gerçekliğine ve günümüz şartlarına uygun bilgi ve tecrübe satınalmacıya ve organizasyona aktarılmalıdır.

Bir diğer taraftan şirket içerisinden ya da dışından, usta-çırak (mentör-mentee) programlarını uygulayarak tecrübenin aktarımı sağlanabilir, yapılan hataların üzerinde durarak
bunlardan ders çıkartan öğrenen bir organizasyona dönüştürebiliriz.

Sonuç olarak; satınalmacılar bireysel ve organizasyonel açıdan mutlaka değişimleri takip etmeli ve kendini geliştirmelidir. Dünyada küresel ve bölgesel olarak yaşanan bunca değişime yaşanan krizlere karşı satınalmacılar da kendi anti tezlerini ortaya koymalı, yeni yaklaşımlar ve sorunlara farklı çözüm önerileri üretmelidir. Tekdüze, her sancıya aynı ilacı veren ve klasik methodların dışına çıkamayan satınalma organizayonlarının başarılı olma şansı çok azdır. 

 

Saygılarımla, Coşkun GÜZER

Satınalma Yöneticisi/SSD Eğitim Komitesi Başkanı